Sürüngen Beyin: PowerPoint Sevmez, Hayatta Kalmak İster...
- pinarilkin
- 13 Ara 2025
- 1 dakikada okunur

Pazarlamada en çok kandırdığımızı sandığımız şey, aslında en dürüst olan:Sürüngen beyin.
Mantıkla ilgilenmez.30 slaytlık “Biz kimiz?” sunumlarını sevmez.Vizyon–misyon–değerler üçlemesini de pek takmaz.
Onun gündemi net:
Güvende miyim?, Kolay mı?, Hızlı mı? Bana ne faydası var?
Markalar bazen bunu unutuyor.“Biz 1987’den beri…” diye başlayan her cümlede sürüngen beynin iç sesi yükseliyor:
“Tamam da… bana ne?”
Satın Alma Kararı = Duygu + İçgüdü
(Mantık sonra devreye girer, PR için)
Hep rasyonel karar verdiğimizi sanıyoruz. Excel açıyoruz, özellikleri karşılaştırıyoruz, “bilinçli tüketici” rolünü oynuyoruz.
Ama gerçek şu: Önce içgüdü karar verir, sonra mantık onu savunur.
“Bu marka bana güven verdi.”“Bunu almak içime sindi.”“Nedense bunu seçtim.”
İşte o “nedense”, sürüngen beynin sahneye çıktığı andır.Spot ışığı onda, karar çoktan verilmiştir...
Uzun strateji dokümanlarından daha etkilidirler, kabul edelim:
Basitlik; Karmaşık olan yorucudur.Yorucu olan elenir.Kullanıcı yorulursa KPI da yorulur.
Hız;“Şimdi al.”“Hemen çöz.”“Tek tık.”Sürüngen beyin beklemez, loading sevmez.
Güven; Tanıdık yüzler.Net vaatler.Tekrar eden mesajlar.Beyin diyor ki: “Bunu daha önce görmüştüm, sorun çıkmaz.”
Kayıp Korkusu (FOMO’nun atası); “Son 3 ürün.”“Sınırlı.”“Kaçırma.”Sürüngen beyin fırsatı sever ama kaybetmeyi çok daha ciddiye alır.
Logoyu görürsün, fiyatı bilmeden için rahatlar.Ambalaja bakarsın, “bu kaliteli” dersin.Reklamı izlersin, mesajı unutursun ama markayı unutmazsın.
Çünkü sürüngen beyin detay değil, sinyal okur.
Benim Pazarlamada Sevdiğim Kısım da Burası...
Grafikler önemli.KPI’lar, tablolar, raporlar şart.Ama oyunu çoğu zaman şunun cevabı kazanır:
“Bu marka bana kendimi nasıl hissettirdi?”
Sürüngen beyin basittir ama hafife gelmez.Çünkü en hızlı kararları o verir.Ve pazarlamada hız, çoğu zaman kazanmak demektir.





Yorumlar