Pazarlama His İşi Olsaydı Hepimiz Uzmandık
- pinarilkin
- 4 Oca
- 2 dakikada okunur

Pazarlamada asıl mesele cesaret değil; neyi, neden yaptığını bilerek cesur olabilmektir.
Eğitimli pazarlamacılar bu yüzden sevilmez; çünkü alkış beklemezler, soru sorarlar. Hissi kararları yavaşlatır, egoyu veriye çarptırırlar.“Bence”leri değil, kanıtı konuşurlar.
Onlar ortamın havasını bozmaz, gerçeği görünür kılarlar.Bu yüzden rahatsız ederler; çünkü hatayı süslemek yerine düzeltmeyi teklif ederler.
Ama markalar da tam burada büyür. Sessiz alkışlarla değil, bilgiyle alınmış zor kararlarla.
Bu bağlamda pazarlamada en sık şu hatalar yapılır;
1. Eğitimsiz Cesaret (En Kritik ve En Tehlikeli Hata)
“Ben bu işi hissediyorum.”
“Yıllardır piyasadayım.”
“Müşteriyi ben tanırım.”
Hayır...Tanımak bilmek değildir.
Pazarlama;
düşünme biçimi,
analiz refleksi,
sebep–sonuç okuma yeteneğidir.
Eğitimsiz cesaret:
Yanlış kararları özgüvenle aldırır,
Başarısızlığı şansa, başarıyı egoya bağlar,
Markayı kişisel zevklere hapseder.
En pahalı hatalar, en emin olunan kararlardan çıkar.
2. Pazarlamayı Reklam Sanmak
Eğitimsiz cesaretin doğal devamıdır.
Reklamı bilmek ≠ pazarlamayı yönetmek.
Çünkü pazarlama:
strateji,
konumlandırma,
algı yönetimi,
uzun vadeli planlama işidir.
Reklamla marka olunmaz; reklam markayı sadece görünür kılar.
3. Markayı Logo ve Renkten İbaret Görmek
Bu hata genellikle şöyle gelir:“Biz logoyu yenileyelim, satış artar.”
Hayır. Logo değişir, zihindeki algı değişmezse sonuç sıfırdır.
Marka;
ne söylediğin değil,
ne hissettirdiğindir.
4. Hedef Kitleyi “Herkes” Sanmak
Eğitimsiz cesaret burada da devrededir:“Herkes bizim ürünü kullanabilir.”
Evet, kullanabilir.Ama sen kime konuştuğunu bilmiyorsun.
Net hedefi olmayan marka:
net mesaj veremez,
net büyüyemez.
5. Stratejisiz İçerik Üretmek
“Bugün bir post atalım.”
Neden?Kime?Ne algı bırakacak?Hangi hedefe hizmet edecek?
Bu sorular yoksa yapılan şey içerik değil,dijital gürültüdür.
6. Kısa Vadeli Satış Uğruna Marka Değerini Yakmak
Sürekli indirim:
markayı büyütmez,
tüketiciyi eğitir.
Ama yanlış yönde.
İndirimle tanınan marka,indirimsiz hatırlanmaz.
7. Tutarsız Marka Dili
Bugün sıcak,yarın resmi,ertesi gün samimi olmaya çalışan bir marka…
Bu bir marka değil, kararsız bir karakterdir.
8. Rakip Taklidi
Rakip ne yapıyorsa aynısını yapmak,“pazarı okumak” değil,kendini silmektir.
Taklit eden marka:
karşılaştırılır,
tercih edilmez.
9. Marka Vaadi Verip Deneyimi Unutmak
“Kalite”, “güven”, “samimiyet” yazmak kolaydır.
Ama deneyim bunu desteklemiyorsa:
reklam yalanlanır,
marka güven kaybeder
10. Pazarlamayı Maliyet Görmek
Eğitim eksikliği burada da konuşur.
Pazarlama kesilince:
satış kısa süre devam eder,
sonra düşer,
sonra marka zayıflar.
Pazarlama harcama değil, geleceğe yatırımdır.
11. Herkesi Memnun Etmeye Çalışmak
Marka sivri olmalı.Sivri olmayan marka:
hatırlanmaz,
savunulmaz.
12. Sabırsızlık
Marka zaman ister. Tekrar ister. Disiplin ister.
Hızlı büyümek isteyen, genelde hızlı yorulur.
Kısacası;pazarlama cesaret ister, evet. Ama eğitimle yoğrulmamış cesaret ,marka için ilerleme değil, pahalı bir yanlıştır.
Ve ne kadar rahatsız edici olursa olsun; uzun vadede markayı ayakta tutanlar,en çok sorgulayan, en az bağıran eğitimli pazarlamacılardır.
Pınar Ilkın :)





Yorumlar