Hayao Miyazaki’yi İzlemeden Yaratıcılıktan Söz Etmek Zor...
- pinarilkin
- 24 Oca
- 1 dakikada okunur

Hayao Miyazaki filmleri ilk bakışta pazarlamayla yan yana gelmez. Animasyon, masal. Biraz da “duygusal” bulunur. O yüzden çoğu pazarlamacı için kenarda durur. Oysa işin içine biraz dikkatle bakınca, tam tersidir.
Pazarlamada yaratıcılık genelde yanlış yerde aranır. Daha yüksek sesle konuşmakta, daha iddialı sloganlarda, daha hızlı fikirlerde…
Yıllar içinde şunu fark edersin: Hızlı fikir çoktur.Hatırlanan fikir azdır.
Miyazaki’nin yaptığı tam da buraya dokunur.
Miyazaki filmlerininde dikkatini zorla vermen istenmez.Bir sahne vardır mesela , biraz sessizlik, biraz bekleme.
Totoro hiçbir şey satmaz ama unutulmaz. Chihiro kaybolur, korkar, yine de yoluna devam eder. Kiki yorulur, hevesini kaybeder, sonra yeniden dener. Howl güçlüdür ama dağınıktır. Nausicaä çözüm üretir ama bunun bir bedeli vardır.
Bu karakterler pazarlama sunumlarında gördüğümüz “persona”lara benzemez. Çünkü gerçektirler.Çelişkilidirler.İnsan gibidirler…
Ve gerçek tüketici de tam olarak böyledir.
İnsanlar tablolarla, segmentlerle karar vermez. Önce hissederler. Sonra o hisse mantıklı bir açıklama bulurlar.
Miyazaki bunu anlatmaz. Göstermekle yetinir. İyi bir Miyazaki izleyici de bunu farkeder.
Bir de şu var: Miyazaki filmleri satmaz. Mesaj vermez.“Şunu anlamalısın” demez.
Bir dünya kurar. İstersen girersin. Zaten girdiğinde çıkmaz istemezsin :)
Pazarlamada en zor olan şey de budur zaten.Dikkati zorlamadan kazanmak.Bağırmadan hatırlanmak.
Miyazaki izlemek pazarlamacıya yeni bir teknik öğretmez.Yeni bir araç vermez.
Ama şunu hatırlatır: Bu işi neden sevdiğini…
Bazen bir pazarlamacının yaratıcılığı için en çok ihtiyaç duyduğu şey yeni bir fikir değil, o hatırlayıştır. Miyazaki izlemeyen eksik kalır...
Pınar Ilkın...





Yorumlar