88 Mil, 20 Yıl ve Bir Mektup...
- pinarilkin
- 13 Tem
- 3 dakikada okunur

Sevgili 116 Pınar Ilkın :)
Bu mektubu yazarken aklıma sürekli Geleceğe Dönüş filmi geldi.
Keşke gerçekten bir DeLorean'a binip 18 yaşındaki halimin kapısını çalabilseydim diye düşündüm.
Madem bu mümkün değil, ben de sana bir mektup bırakmaya karar verdim.
Belki zamanı değiştiremem...
Ama bazı korkularını hafifletebilirim.
Bugün sana tam yirmi yıl sonrasından yazıyorum.
Öncelikle rahat ol. Dünyayı kurtaramadık. 😄 Ama fena da iş çıkarmadık.
Şu an gelecekle ilgili bin tane planın, bin bir tane de endişen var biliyorum.
Hangi bölümü okuyacağını, nerede yaşayacağını, nasıl bir hayatın olacağını düşünüp duruyorsun.
Sana her şeyi anlatmayacağım.
Öncelikle...
Defterlerinin kenarına çizdiğin karikatürleri, matematik çözerken aldığın keyfi, arkadaşların için gösterdiğin çabayı ve o inatçı ruhunu hiç kaybetmeyeceksin.
Büyümek sandığın gibi çocukluğunu kaybetmek değilmiş. Sadece onu daha çok özlemekmiş.
Nostalji, hayatının en güzel kaçışlarından biri olmaya devam edecek. Eski şarkılar, eski fotoğraflar, çocukluğunun geçtiği sokaklar...
Bazen tek bir koku bile seni yıllar öncesine götürecek, buna hâlâ bayılacaksın.
Yazmaya devam edeceksin.Biliyorsun bazı duygular konuşarak değil, ancak yazarak iyileşiyor.
Okumaya da...
Bugün eline aldığın her kitap, yıllar sonra karakterinin bir tuğlası olacak. Hayata bakışını onlar şekillendirecek.
Hayvanları ve doğayı hep çok seveceksin. Kedileri ise yine herkesten biraz daha fazla. 😄
Bir hayalin vardı ya...
Lisedeyken yurt dışında yaşamak istiyordun. Onu da söyleyeyim. Henüz olmadı :(
Ama vazgeçmedik. Sen hâlâ aynı heyecanla haritalara bakıyorsun.
Biraz daha can sıkıcı şeyleri konuşmaya devam edecğim.
Hayat bazen düşündüğünden daha zor olacak.
Canın yanacak.
Kırılacaksın.
Hayal kırıklıkları yaşayacaksın.
Birkaç kez yeniden başlayacaksın. Ama; kendine geldiğinde şunu fark edeceksin:
Hayatına giren herkes seninle aynı yolu yürümek için gelmiyor.Bazı insanlar sadece sana bir şey öğretmek için geliyor.
İlk başta onları kendine çok yakın hissedeceksin. Hatta "Benim gibi..." diyeceksin.
Sonra anlayacaksın ki sana benzemeleri gerekmiyormuş. Görevleri sana eşlik etmek değil, seni büyütmekmiş.
Her biri giderken sana bir şey bırakacak.
Kimi sabrı...
Kimi cesareti...
Kimi affetmeyi...
Kimi de ne olursa olsun kendinden vazgeçmemen gerektiğini...
O günlerde bunu anlayamayacaksın.
‘Neden ben? ‘diyeceksin.
Yıllar sonra yaşadığın hiçbir şey için "Keşke olmasaydı." demeyeceksin.
Çünkü anlayacaksın ki Allah bazen seni istediğin yere değil, senin için en hayırlı olana götürüyor.
İşte bu yüzden umudunu hiç kaybetmeyeceksin.
Önüne dağlar çıkacak.
Sen tırmanacaksın.
Yollar kapanacak.
Sen yeni yollar açacaksın.
Bazen herkes "Buradan olmaz." diyecek.
Sen yine de bir yol bulacaksın.
En sevdiğin ve en çok çok söylediğim cümle ne olacak biliyor musun?
"Bir yolunu bulurum.” Bulacaksın da.
Bir şey daha...
İnsanlar seni bazen fazla dik bulacak.
Bazen "uyumsuz" diyecekler.
Bazen doğruları söylemenin gereksiz olduğunu düşünecekler.
Ama sen sadece kendine yapılan haksızlıklarda değil, başkalarına yapılan haksızlıklarda da sessiz kalamayacaksın.
Belki bunun bedelini ödeyeceksin. Ama vicdanın hep rahat olacak. Yıllar sonra kendinle en çok bunun için gurur duyacaksın.
Doğru bildiğin yoldan dönmediğin için...
Kimsenin alkışı uğruna kendinden vazgeçmediğin için...
Ve en güzeli...
Hayat seni sertleştirmeye çalışırken sen yapıcı olmayı seçeceksin.
Arkandan konuşanlarla aynı masada oturabilecek kadar olgunlaşacaksın.
Sana haksızlık edenlere rağmen işini en iyi şekilde yapabilecek kadar güçleneceksin.
Hazırsan sana önemli bir şey daha söyleyeceğim :)
İçindeki o ışığı ilk sen fark etmeyeceksin. Senden önce başkaları fark edecek.
Ve ilginç olan şu ki;
Sana gerçekten değer verenler kadar, o ışıktan rahatsız olanlar da olacak. Yolunu kesmeye çalışanlar çıkacak. Arkandan konuşanlar olacak. Yüzüne gülüp arkanı döndüğünde seni küçümseyenler de. Bazen başarını şansa bağlayacaklar.
Sakın bunu kendi değerinle karıştırma.
Işık hiçbir zaman aydınlığı rahatsız etmez. Ama karanlığı mutlaka rahatsız eder.
Ve sen...
Kimsenin ışığını söndürmeden de parlayabileceğini hiç unutma.
Haaa, bir de sana çok güzel bir haber vereyim.
Ayşe,Tuğçe, Ezgi, Yağmur...😊
Yıllar geçecek. Şehirler değişecek. Hayatlar değişecek. Onlar hâlâ hayatında.
İyi ki doğdun.
İyi ki o meraklı, inatçı, vicdanlı kız olmaktan hiç vazgeçmedin.
Sevgiyle,
38 yaşındaki sen. 🤍




Yorumlar